“Aile Çıkmazı” filminin Şubat 2024’te vizyona girmesi hedefleniyor

Ferit Aktuğ, Bihter Dinçel, Muharrem Türkseven ve Ruhi Sarı’nın başrolleri paylaştığı “Aile Çıkmazı” filminin Şubat 2024’te vizyona girmesi planlanıyor.

Komedi ve macera sevenleri sinema salonlarına çekmesi beklenen filmin yönetmen koltuğunda Emre Bahadır Çırakoğlu otururken, senaryosunu Özgür Akçay kaleme aldı. Filmin yapımcılığını AKC Yapım üstlendi.

Akademisyen bir çiftin arkeolojik bir kazı sırasında buldukları paha biçilmez bir heykelin peşinde yaşadıkları eğlenceli hikayeyi konu alan filmde, Alper Baytekin, Burcu Cavrar, Esra Kılıç, Sercan Gülbahar, Sarp Bozkurt, Melis İşiten ve çocuk oyuncular Mina Akdin ile Ahmet Hakan Ünal da rol alıyor.

Filmin başrol oyuncuları, çekim sürecini ve filmle ilgili beklentilerini AA muhabirine anlattı.

“Hikayenin geçtiği mekanlar da kuvvetlendirildi”

Oyuncu Bihter Dinçel, Ferit Aktuğ ile meslektaş bir çifti canlandırdıklarını belirterek, “Aralarında akademik bir yarış var. Aslında hala aşıklar birbirlerine ama yıpranmışlıktan ötürü sallanmalı zamanlardayken mesleki olarak hiç beklemedikleri bir şeyle karşılaşıyorlar. Bu da zaten filmimizin esas meselesi.” dedi.

Hem hikaye hem de film tekniği olarak sinemaseverleri güzel bir iş beklediğine vurgu yapan Dinçel, kaliteli bir oyuncu grubuyla çalıştıklarını dile getirdi.

Dinçel, film mekanlarının da özenle tasarlandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Kazı alanlarımız için heyecanlıyız. Sanat yönetmenliğindeki arkadaşlarımız bir hayli emek verdi. Kilyos’ta bir Mısır yapıldı. Bazen komedi filmlerinde o işin sosuymuş gibi atlanıyor ama burada hikaye kadar hikayenin geçtiği mekanlar da kuvvetlendirildi. Teknik anlamdaki çaba bizi daha da çok mutlu ediyor. Biz de merak ediyoruz. Bir süredir komedi yapmıyordum çok özlemiştim. O yüzden bana çok iyi geldi.”

“Umarım hava sıcaklığı yapılan işe de yansır”

Oyuncu Ferit Aktuğ, filmin bir aşk hikayesiyle başladığına işaret ederek, “Birbirine aşık oluyorlar, evleniyorlar, çocukları oluyor. Aşkın en büyük düşmanı olan zaman karşısında ilişkileri yıpranıyor. Bu arada başlarına işle alakalı türlü saçmalıklar gelince kötü bir zamana giriyorlar.” diye konuştu.

Çekimlerin sıcak havalara denk geldiğinin altını çizen Aktuğ, filme ilişkin, “Çok sıcaklarda çalıştık, terledik. Umarım o sıcaklık yapılan işe de yansır, seyirci sıcak bir şey izler.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sinemanın sinema salonunda izlenmesi gerekiyor”

Usta oyuncu Ruhi Sarı da oyunculuktaki 30. yılı olduğuna vurgu yaparak, “Benim aslında oyunculuk serüvenimde tercih ettiğim bir şey, çok bıçak sırtı ve zor karakterleri oynamak. Bu rolleri oynamak zorunda kaldım, oynamaktan keyif aldım. Oynarken de değişebildiğimi fark ettim.” ifadelerini kullandı.

Oyunculuğun değişebilmek olduğuna değinen Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Değişebilmenin herkesin huzurla yapabileceği bir şey olduğunu düşünmüyorum. Eğer değişebildiğim bir karakter daha var edebileceksem ve o senaryoda benim oynadığım karaktere ihtiyaç varsa orada olmaktan son derece keyif alırım. Burada da oynadığım El Said olmasa bu hikaye olmaz. O yüzden de oynarken büyük keyif aldım. Kendi bedenimle de tanıştırabildiğim için çok mutluyum.”

Sinema seyircisinin salonlardan uzaklaştığını kaydeden Sarı, “Sinemanın sinema salonunda izlenmesi gerektiğini yeni kuşak seyirciye, eski kuşak seyircimizin anlatması gerekiyor. Sinema büyük bir keyiftir. Bizim filmimizi sinema salonunda izleyen her seyirci, sinema keyfine, lezzetine varacaktır.” dedi.

“Dünyaya bir daha gelsem yine oyuncu olurdum”

Muharrem Türkseven ise iyi bir ekiple çalıştıklarının altını çizerek, seyircinin çok keyifle izleyeceği, komedi ve aksiyonun olduğu bir aile filmi çektiklerini vurguladı.

Türkseven, her türde layıkıyla oynamaya çalıştığını aktararak, “Ben bu işi severek yapıyorum. Dünyaya bir daha gelsem yine oyuncu olurdum. Çok şükür bu zamana kadar çektiğim sinema filmlerinde ve dizilerde bunu layıkıyla yaptığımı düşünüyorum. Ben komedi ya da dram diye hiç ayırmayacağım. Ben oyunculuk yapmaya devam edeceğim.” şeklinde konuştu.

Normalde çok televizyon izlemediğini kaydeden Türkseven, Sadık karakterini canlandırdığı Ömer dizisini ilgiyle izlediğini dile getirdi. Türkseven, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sinemaseverlerin, diziseverlerin sevgisine çok ihtiyacım var. Beni bu sevgiden mahrum bırakmasınlar. Sağ olsunlar, var olsunlar diyorum. Beni beğenen, benimle ilgili iyi konuşan, iyi şeyler söyleyen seyircilerimize teşekkür ediyorum. O sevgiye hep ihtiyacım olacak.”

Filmin konusu kısaca şöyle:

“Ali Kemal ve Fedai çok yakın iki dosttur. Fedai’nin ablası Perihan işinde çok başarılı bir arkeologdur. Mısır’a bir kazıya gider ve kardeşi Fedai’yi yanında kazı asistanı olarak götürür. Fedai, ablasından gizli bu kazıya can dostu Ali Kemal’i de getirir. İkili Perihan’a yakalandıktan sonra Mısır’da, başlarına bin türlü iş açılır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx